27 Temmuz 2008






Rumeli Havası !


Sevgili Anneanneciğim; daha geçen aylarda tuvalete giderken bile emeklemek zorunda kalman yüreklerimizi burkarken, sen artık emeklemeyi bile başaramıyorsun, ağır yaralı bir canlı gibi inleyerek sürünüyorsun.

Küvete giremediğin için klozetin üzerinde yıkıyor annem seni. Oysa sen, kendi adını bile hatırlamazken, o son kalan beyin hücrelerinle bazen Bulgarca şarkılar söylemeyi halen başarıyorsun bize.

Sevgili Anneanne; bu sabah annemin seni banyodan odana taşımak için yardım isteyen sesiyle uyandım. Ben saç kurutma makinası ile saçlarını kuruturken annem garip birşey yaptı, senin göğüslerini gösterdi bana "bak sadece birer deri parçası kaldılar, oysa kocaman göğüsleri olan ne iri yarı bir kadındı" diyerek.








Bunu öyle bir içli tonda söyledi ki, sanki senin vücudunda kendi geleceğini gördü o an. Bir an şaşırdım kaldım, yemek tabağının kenarına sıyrılmış, birer tavuk derisi gibiydiler, o kocaman bereketli memeler.

Bir zamanlar geniş omuzlu, her daim iş yapacakmış gibi kolları dirseğe kadar sıyrılmış dolaşan, hamarat Rumeli kadını; bugün ziyaretine yurtdışından o çok sevdiğin ilk torunun geldi. Müslüman olmayan bir erkekle evlendiği için biraz dırdır etmiştin ona ama ilk torunun işte, ne çok severdin onu bilirdik.

Uzun zamandır görmediği için seni oldukça bitkin görmek dokundu ona, seni görünce çok ağladı kollarında. Daha sonra en küçük torunun nişan öncesi el öpmek için geldi eşiyle. Senin adına altınlar takıldı, fotoğraflar çekildi ama sen sanki başka bir yerdeydin. Bir parça kalbimizdeydin, bir parça da aramızda belki ama o diğer parçan nerede anneanne?..


Tanrı ömürler versin demek bu durumda ne kadar doğru emin değilim, acı ve eziyet çekiyor. Tanrı yardımcısı olsun... Gaykedi


26 Temmuz 2008






Cumartesi
Neşesi !



Bunalıma giren eşcinsel bir rahip, psikoloğa gider. Doktor, onu uzun uzun dinler ve tedaviyi söyler:

"Birkaç gün üzerinden bu rahip elbiselerini çıkar.. Sıradan insanlar gibi giyin. Büyük şehre git. Keyfince yaşa.."

Rahip fırsatını bulduğu bir anda, en şık kıyafetlerini giyinip şehire iner... Güzel bir yemek yer, sinemaya gider, gece sonunda gay bara uğrar.. Az sonra yanına garip kıyafetli bir herif dikilir..

"İlk defa mı geliyorsunuz peder?.."

Rahip panikler..

"Nereden anladınız?"

Diye sorar telaş icinde...Adam gülerek cevaplar...

"Ayol tanımadın mı? Ben rahip Thomas.. Benim doktorum da aynı.."



25 Temmuz 2008





Aşk !


Aşk bir inşa işidir, yani bizim meydana getireceğimiz, üzerinde kafa yoracağımız, yaratacağımız bir şey. Seven insanın ruhu şantiye alanı gibidir, güzelliklerin inşa edildiği bir şantiye alanı.

Şairin "mutlu aşk yoktur" dizesi bundan geliyor. O şantiyede anası ağlar adamın, iyi ki ağlar. Anlamlardan soyduğun zaman bizi, geriye ne kalır? Yiyip, içip, çişini yapan varlıklar oluruz.

Felsefe Prof. Ahmet İnam


24 Temmuz 2008






Haftanın Burcu !


Bu haftanın çakma burcu 'Çocukken Çileğin Ağaçta Yetiştiğini Zannedenler' burcu. Bendeniz de bu burca giriyorum ve lafı fazla uzatmadan önümüzdeki günlerde bunları neler bekliyor yazıyorum;


"...Çileğin ağaçta yetişmediğini geç öğrendiğiniz gibi, bu ülkede en nadide hıyarların üniversitede yetiştiğini de biraz geç öğreneceksiniz. Hayatınızı zehir edecek pek okumuş bir Çengelköy mahsulü gözüküyor falınızda. Eğer bu cacık bile olmaz kişi yüzünden, cacık gibi olmak istemiyorsanız uzak durunuz, kaçınız, bulaşmayınız. İyi haftalar...."



23 Temmuz 2008





Pes !


Ubuntu'da usb modem ayarlarını yapmaya bile kalkışmamıştım, o kadar karışık bir şeyi yapabilmek benim gibi 10 senelik bir bilgisayar kullanıcısını bile aşıyordu.

Ubuntu ayarları için netten bilgi toplarken, Pardus'da modem ayarlarının daha kolay olduğunu 'farkettim', ama bu seferde Pardus'u kurarken zorlandım. Herneyse Pardus'u zar zor kurdum, bu akşam yemeğinden beri 5-6 saattir modem ayarlarıyla uğraşıyorum. Bana konsola gir diyor, ulan konsol ne? Hadi onu araştır öğren, Matrix filmindeki gibi komutlu bir yerlere gir gene olmasın, saat gecenin ikisi ve pes ettim artık.

Kablosunu takınca birbirini tanıyan elektronik ürünler görmeden öleceğim galiba. Rica edeceğim kimse Kedi'ye, en azından birkaç sene Linux, Ubuntu, Pardus lafı falan etmesin, çok sinirliyim vallahi tırmalarım :D


22 Temmuz 2008






Neyiz Biz ?


Ya da ne değiliz? Biz bir anlamda yaratıcı değiliz. Üç büyük uygarlık arasında var olmuşuz. Önce Çin, sonra Arap-İran, şimdi de Batı.

Tabii yüzlerce medeniyet özümlenip gitmiş; biz etki altındayken bile kaybolmamışız, varlığımızı sürdürmüşüz. Uyum sağlama becerimiz çok yüksek. Ve bu varoluşumuz da ikinci, üçüncü sınıf değil, birinci sınıf. Yani kendimizi koruyabiliyoruz. Ama bunun üstüne de bir şeyler koymak lazım.

Siyaset Bilimi ve Tarih Prof. Mete Tunçay



21 Temmuz 2008





Haftanın Güzeli !


Daha önceki haftalarda aklımda bir Rus yakışıklısı yayınlama fikri varken, basında yerli malı kullanın, Ruslara yılda 600 milyon dolar orospu parası ödüyoruz muhabbeti çıkmış, bende o hafta bir Türk yakışıklısı "yayınlamıştım".

Bu hafta Slav ırkının güzelliklerine varabiliriz sanırım. İşte size tipik bir Rus delikanlısı. Biraz utangaç, pantalonunu indirmedi ama idare edin artık :D