
Rumeli Havası !
Sevgili Anneanneciğim; daha geçen aylarda tuvalete giderken bile emeklemek zorunda kalman yüreklerimizi burkarken, sen artık emeklemeyi bile başaramıyorsun, ağır yaralı bir canlı gibi inleyerek sürünüyorsun.
Küvete giremediğin için klozetin üzerinde yıkıyor annem seni. Oysa sen, kendi adını bile hatırlamazken, o son kalan beyin hücrelerinle bazen Bulgarca şarkılar söylemeyi halen başarıyorsun bize.
Sevgili Anneanne; bu sabah annemin seni banyodan odana taşımak için yardım isteyen sesiyle uyandım. Ben saç kurutma makinası ile saçlarını kuruturken annem garip birşey yaptı, senin göğüslerini gösterdi bana "bak sadece birer deri parçası kaldılar, oysa kocaman göğüsleri olan ne iri yarı bir kadındı" diyerek.

Bunu öyle bir içli tonda söyledi ki, sanki senin vücudunda kendi geleceğini gördü o an. Bir an şaşırdım kaldım, yemek tabağının kenarına sıyrılmış, birer tavuk derisi gibiydiler, o kocaman bereketli memeler.
Bir zamanlar geniş omuzlu, her daim iş yapacakmış gibi kolları dirseğe kadar sıyrılmış dolaşan, hamarat Rumeli kadını; bugün ziyaretine yurtdışından o çok sevdiğin ilk torunun geldi. Müslüman olmayan bir erkekle evlendiği için biraz dırdır etmiştin ona ama ilk torunun işte, ne çok severdin onu bilirdik.
Uzun zamandır görmediği için seni oldukça bitkin görmek dokundu ona, seni görünce çok ağladı kollarında. Daha sonra en küçük torunun nişan öncesi el öpmek için geldi eşiyle. Senin adına altınlar takıldı, fotoğraflar çekildi ama sen sanki başka bir yerdeydin. Bir parça kalbimizdeydin, bir parça da aramızda belki ama o diğer parçan nerede anneanne?..
Tanrı ömürler versin demek bu durumda ne kadar doğru emin değilim, acı ve eziyet çekiyor. Tanrı yardımcısı olsun... Gaykedi
Sevgili Anneanneciğim; daha geçen aylarda tuvalete giderken bile emeklemek zorunda kalman yüreklerimizi burkarken, sen artık emeklemeyi bile başaramıyorsun, ağır yaralı bir canlı gibi inleyerek sürünüyorsun.
Küvete giremediğin için klozetin üzerinde yıkıyor annem seni. Oysa sen, kendi adını bile hatırlamazken, o son kalan beyin hücrelerinle bazen Bulgarca şarkılar söylemeyi halen başarıyorsun bize.
Sevgili Anneanne; bu sabah annemin seni banyodan odana taşımak için yardım isteyen sesiyle uyandım. Ben saç kurutma makinası ile saçlarını kuruturken annem garip birşey yaptı, senin göğüslerini gösterdi bana "bak sadece birer deri parçası kaldılar, oysa kocaman göğüsleri olan ne iri yarı bir kadındı" diyerek.

Bunu öyle bir içli tonda söyledi ki, sanki senin vücudunda kendi geleceğini gördü o an. Bir an şaşırdım kaldım, yemek tabağının kenarına sıyrılmış, birer tavuk derisi gibiydiler, o kocaman bereketli memeler.
Bir zamanlar geniş omuzlu, her daim iş yapacakmış gibi kolları dirseğe kadar sıyrılmış dolaşan, hamarat Rumeli kadını; bugün ziyaretine yurtdışından o çok sevdiğin ilk torunun geldi. Müslüman olmayan bir erkekle evlendiği için biraz dırdır etmiştin ona ama ilk torunun işte, ne çok severdin onu bilirdik.
Uzun zamandır görmediği için seni oldukça bitkin görmek dokundu ona, seni görünce çok ağladı kollarında. Daha sonra en küçük torunun nişan öncesi el öpmek için geldi eşiyle. Senin adına altınlar takıldı, fotoğraflar çekildi ama sen sanki başka bir yerdeydin. Bir parça kalbimizdeydin, bir parça da aramızda belki ama o diğer parçan nerede anneanne?..
Tanrı ömürler versin demek bu durumda ne kadar doğru emin değilim, acı ve eziyet çekiyor. Tanrı yardımcısı olsun... Gaykedi






